Kurdi    English  France  Türkce  Deutch  Hebru     

Ana Sayfa   -----  Home


TC diktatörü Tayyip Erdoğan'dan yeni bir şey beklemek tarihi bir yanılgı olacaktır! Mevcut Türk devleti, bütün burumları ile bu kişinin aile şirketi biçimine bürünmüş durumdadır. Erdoğan'ın ve onun propoganda bakanı Davutoğlu'nun-Kürtler'i tehdit eden konuşmaları, tonu ve içeriği bakımından, Nazilerin -sadece 12 yıl süren- "Bin yıllık Reich davası" nutuklarına benziyor!

2015 yılı Kürtlerin yılı olacaktır, 2015 yılında Kürtler tarihi yazmada önemli roller alacaklardır!

Türk devletinin ''barış,çözüm,açılım'' adları altında yürüttüğü oyalama ve aldatma taktiklerinin deşifresi, 2015 yılında daha da hızlanacaktır! Reel hayatta bakarsak, Türk devletinin kaderini İŞİD denilen (İS)İslam devleti birleştirdiğini, İŞİD projesinin Kürtler'e karşı kullanılmasında kararlı olduklarını tekrardan görmekteyiz! En son haberlere göre, 30 Aralık'ta Malatya'dan Suruç'a silah taşıyan askeri aracın devrilmesinden ortaya çıkan vahim durum: askerlerin üzerinden çıkan adresler, İşid alanını gösteriyor! Şu ana kadar ailelerine teslim edilen TC üst düzey subay cesetleri 18'i buldu! Bunların şehit olduğu söyleniyor, ama nerede şehit oldukları hala gizli!

Erdoğan'ın ve onun islamist propoganda bakanı Davutoğlu'nun- konuşmaları, tonu ve içeriği bakımından, Nazilerin -sadece 12 yıl süren- "Bin yıllık Reich davası" nutuklarına benziyor! ve dış politikadaki başarısızlığı/yanılgısı bu kadar net olan bir politikacının sınır tanımaz ideolojik hayallerini -nihayet- açıkça gözler önüne seriyor...

Erdoğan ve onun propaganda bakanı Davutoğlu Kürt düşmanlığını daha ince metotlarla devam ettiriyorlar!

Sözde barış diyorlar, ama TC tarihinin en büyük silahlanma sürecini kendileri başlatmış durumda..Türkler, Erbakan'dan bu güne gelen çizginin aslında ne olduğunu, sahiplerinin ağzından dinlemek "şerefine" nail oldu! İki konuşma da bu bakımdan çok önemliydi. Hadi Erdoğan mekyevellist, pragmatist ve kural/yasa ötesi hareket edebilen bir politikacı ve "Sünni kültür İslamı"nı kendi amaçları için kullanıyor, ama Davutoğlu o söylediklerine bir de inanıyor! Galiba işin asıl vahim tarafı da bu. Yani "herşeyi bilen büyük bir alim" sayılan, ama öngörüleri ve teorileri gerçekle alakasız olan bir Başbakan'a terkedilmiş -kontrol mekanizması...

Davutoğlu denen piyon, Erdoğan'dan daha kötü, EQ'su kıt, Erdoğan'dan daha az sağduyulu ve "dava"sına militanca inanan bir Başbakan. Erdoğan'ın yarım saat "Şehitler"den ve "Şahadet şerbeti" içmekten bahsettmesini yabancı davetlilere simultane nasıl çevirdiklerini merak etmekle birlikte, Davutoğlu'nun dağlara taşlara "Selam" göndermesinin ardından yaptığı konuşma, dünyada, "IŞİD'in Türk versiyonu mu?" diye sorduracak ölçülerde garip ve irkilticiydi.
Erdoğan ve Davutoğlu'nun konuşmasını dinledikten sonra Dünya, iki liderin konuşmalarının her iki cümlesinden birinde geçen "Dava"larının, fetihçi/talancı/saldırgan bir İslamcılık olduğunu ve bunun tarihinin de Hz. Muhammed'e ve Alpaslan'lara, Osmanlı Sultanlarına kadar dayandırıldığını biliyor.

Dünya'da değişen ve Türklüğün ve İslamcılığın aleyhine işleyen yeni postkapitalist paradigma, Kürtlerin islam ötesinde kendilerini yeniden keşfetmelerinin ve tanımlamalarının şartlarını da sunuyor.

Kürt halkı, 2015 yılında bağımsız bir Kürdistan devletinin inşası için ortaya çıkan yeni olanakların varlığını keşfederek tarihi yazmada önemli roller oynayacaktır.

Home