Pale Forumu

    Pale  Blog

    Kirkuk

 
   Muzik

    Linkler

    Duyurular

    Arsiv

    Resimle 

DERSİM
 

Uluslararası komuoyu İkinci dünya savaşıyla meşkul olurken Dersim 1938 yılında, Türk devleti tarafından büyük bir katliamdan geçti. Halkın ezici ağırlığı kökenleri Zerdüştlüğe dayanan alevi inancına mensup olup barışsever ve doğaya saygılıdır.

Değişime açık, çağdaş ve ilericidirler.Osmanlılardan Cumhuriyet dönemine kadar zora-zülme baş eğmediler. Sistemin çürümüşlüğüne ortak olmayı da red ettiklerinden daima hedef alındılar.

Dersim kesintisiz bir direnme diyarıdır. Her bir karış toprağında kefensiz yatan binlerce şehidi vardır.

Son yıllarda kimliklerine daha çok sahip çıkarak ulusal bilinç açısından daha çok gelişmişlerdir.

 Dersim doğasıyla bir yeryüzü cennetidir desem abartmış olmayacağım. Yüce karlı dağlarından akan soğuk sularında balıkların şahı olarak kabul görülen alabalıklar vardır. Şellaleler, krater gölleri, binbir çeşit bitkisiyle, yabani hayvanlarıyla insanı büyüleyen bir coğrafyadır.

Halkın kolanyalistlerden çektiği acıları sözler anlatmaya, kalemler yazmaya yetmez. Bundan ötürü açlık, yokluk ve yolsuzlukla dize getirilip teslim alınmak istenmişse de; bu halk hiç bir zaman onurundan taviz vermemiştir. Dersim yanık bir  kılamdır, bitimsiz bir destan ve sonsuz bir sevdadır...

Dersim halkı, geçen belediye seçimlerinde çağdaş anlamda ayrıcalığını bir kez daha gösterdi. Türkiye’de  bir tek onlar kadın bir belediye başkanı seçtiler.

Songül Erol Abdil; Genç dinamik ve geleceğe umutla bakan bir başkandır. Deyim yerindeyse gırtlağna kadar borçlu köhne bir belediyeyi devr alarak işe başladığını anlatıyor.

 BELEDİYE BAŞKANI ANLATIYOR

  Belediye Başkanı Songül Erol Abdil,  Cenevre’de gerçekleşen Uluslararası Su Formu’na konuşmacı olarak katıldı. Kendisiyle yaptığım görüşmede belediyenin sorunlarını ve çalışmalarını anlattı. Newroz etkinliğinin yapılması için  W krizinin Dersim’de de yaşandığını fakat bunun bir bahane olduğunu, izin başvurusunda aldıkları yanıtta valilik ‘’Biz kendimiz W’iz bir Nevroz kutlayacağız’’ demiş. Bu halka, milli bayramını kutlama  izni dahi verilmiyor.

Bir bayram, bir  şölen dahi reva görülüyor bu halka.

Bu küresel çağda, ırkçılığın bu kadarının yaşanması AB vatandaşları için inanılmaz bir olay. Böyle giderse Avrupa Birliğine bu kafatasçı ve yasakçı zihniyetle girebilmek mümkün görülmüyor.

1776 yılında,Avrupa’da büyük yankılar uyandıran Virginia Bildirgesinde, bütün insanların, doğuştan hür ve eşit olduklarını,hüriyet hakkı, hayat hakkı, din ve vicdan özgürlüğü, açık ve adil yargılanma özgürlüğü, toplantı ve gösteri düzenleme hakkı gibi maddeler yer alıyor. 230 yıl sonra dahi AB’e girmek isteyen Türkiye’de  hâlâ bu hakların hiç birini yeterince uygulanmıyorsa  Avrupa Birliği’ne niye alınmak istenmediğimizi iyi sorgulamalıyız.

Başkan Songül, Dersim (Tunceli) belediyesi için dışardan henüz bir sübvansion, yardım ya da kredi almadıkları halde belediyenin gelirleriyle belediyeyi idare etmenin yanı sıra  eski belediyenin borçlarını da ödemeye çalıştıklarını, altyapı ve kanalizasyon çalışmaları yürütüp Dersim’i daha da yaşanır hale getirmek için, yeni ekonomik, kültürel ve sosyal projeler ürettiklerini anlattı.

Burada sormak gerekir. Bu eski belediye borca niye ve nasıl girdi? Bu mazlum halkın sırtından yapılan  talanın hesabı sorulmayacak mı? Mahkemeye vermişler fakat hukuksuzluğuyla bilinen bu ülkede kimi kime şikayet edeceksin? Halkımızın özellikle kadınların analık duygularına ve yüksek hümanizmalarına sığınarak diyorum ki, yaşananları görüp bundan sonra emeklerine, topraklarına,değerlerine,geleceklerine  ve gerçekte  kendilerine hizmet edenlere sahip çiksınlar. Artık sorgulayıcı olmak gerekmez mi?

Başkan Songül, uzun yıllardır dışarıya göç vermiş Dersimlilerin büyük bir akademisyen,sanatçı ve işadamları potansiyellinin olduğunu ve bunların desteğine ihtiyaç duyduklarını belirtiyor. Dersimli işadamlarına da bir çağrıda bulunarak Dersim’me yatırım yapmak isteyenlere belediyeden bedava arsa vb.önemli kolaylıklar ve avantajlar sunacaklarını belirti.

Başına getirilen felaketlerden ötürü dünyanın dört bir yanına dağılmış Dersimliler artık gelenekleşen Munzur Festifali’n de bir araya gelebilmeli, halkıyla doğasıyla geleceğiyle ve kendisiyle yüzleşebilmelidir.