Kurdi    English  France  Türkce  Deutch  Hebru     

Ana Sayfa   -----  Home


KÜRT SORUNU VE KANTONLAR!
 

Kürt Kantonları, şu ana kadar modern Kürt tarihinde en önemli adımların atılmasına yol açtılar. Kobane, Medler'in Asurlar'la savaşının tekrarı gibi tarihe geçti.

Kobane bir Kürt kantonu olarak, Kürtlerin birliği sorununda iyi bir örnek sundu, her yerden, parça parçadan gelen bütün Kürtler, post modern Asuri ruhunu yeniden canlandıran İŞİD'e karşı Med'çe mücadele verdiler.

Kobane örneğinde olduğu gibi bağımsız bir Kürt devletinin yokluğu dolayısıyla, 4 parça tarafından ortak şekilde savunulacak bağımsız Kürt kantonlarının kurulması, koordine edilmesi, bu aşamada ileri bir adımı temsil etmektedir.

Ancak, bu kantonlar nihayetinde ara bir aşamaya tekabül ederler. Kürt halkının kendi kaderini tayini ve 4 parçada ortak bir referandum ile sorunu kökten çözmeye yönelmesi kaçınılmazdır.

Bu şekilde, Cizre, Şırnak, Van, Dersim-Koçgiri, Amed, Hakari, Siverek, Dicle kantonları kurulabilir. Kantonlar, merkezi bir şekilde dayatılan ihaneti parçalamakta da önemli bir olanaktır. Şimdi, İmralı merkezli ihanet bütün Kuzey-Kürdistanı vurdu. "Irak'ın bölünmesine karşıyız!", "Şengal'ın Kürdistan'a bağlanması riski var.", "Türk bayrağı hepimizin bayrağıdır" diyen, Kürdistan bayrağından uzak duran ve "milliyetçi-bölücü bayrak" diyen anlayış, Kürdistan'ı ülke olmaktan çıkaran ve mevcut Türk, Acem, Arap devletlerinin birer parçası  haline getirme stratejisi anti-sömürgeci olamayacağı için, mevcudun reorganizasyonu olacağı için tehlikeli ve riskli olanıdır.

 

 

 Kanton yönetimleri özerk yapıları dolayısıyla bu türden ihanet ve hainliği kısıtlayabilirler.

4 parça var, fazlasıyla parça var! en kötü durum şimdiki durumdur...Her tarafa kantonlar kurarak köküne kadar parçalanıp yeniden toparlanmak tarihsel sürecin doğal bir diyalektiğidir. Ne kadar fazla kanton kurulursa o kadar iyidir. zaten Kürt iradesi fazlasıyla parçalanmış durumadır. Kürt kantonlar en azından Kürt şuurunu ayakta tutma anlamında ileri bir adımı temsil etmektedirler...

diğer yandan, Türk, Fars ve Arap halklarının/milletlerinin sahip olduğu haklara Kürd milletinin de sahip olduğunun hissi oluşmadan sorun çözüme varamaz.

Kantonlar kendi temel oluşumlarını kurduktan sonra, daha ileri bir sürece girilecektir.

Bu da dünyada her milletin sahip olduğu hak olan, kendi geleceğini belirleyen devletini kurma hakkını kullanmasından geçer.

Oluşan ya da oluşacak kanton ve eyaletlerin, bağlı olacağı bir Kürdistan oluşmadan, Kürdlerin Dünyada kendini özgür ve eşit olduğunu gösterebilmesi mümkün görülmediği halde, bunu zorlamak Kürd milletinin geleceğine ve özgürlüğüne ipotek koymak olur...

A. Öcalan ihaneti, Kürt tarihinde ibertle anılacaktır. Zira "Devlet değil, demokrasi istiyoruz. İktidar değil, özgürlük istiyoruz!" demek, mevcut devlet ve mevcut iktidara karşı olmayı reddeden ve sadece restorasyonunu isteyen, yabancı devletlere eklemlenme arzusunu dillendiren, eşitliği arzulamayan bir istem olur! demokrasi denildi, Daeş'i destekleyen, kobane halkına can düşmanı Tayyip Erdoğan'ın kişisel diktatörlüğünde konaklandı.

 

Home