Ana Sayfa   -----  Home


Kobane hala kuşatma altındadır.
 

Türk devleti, Peşmergenin Kobane'ye girmesini engellemek için elinden gelen her hileye başvuruyor. Peşmergelerin yemeklerine zehir katan MİT, İŞİD'e bilgi vererek tuzak kurma peşinde...!


B
aşta YPG, YPJ ve Kürt halkı olmak üzere, Kürt güçleri de soylu bir direniş gerçekleştirmektedirler. Bu direnişin esas halkasını elbette ki Kobane siperlerinde amansız bir direniş sergileyen YPG ve YPJ savaşçıları oluşturmaktadır. Ancak savaş siperlerinin dışında önemli bir direniş daha yaşanmaktadır. Halklar on binler halinde IŞİD çetelerine karşı sokakları ve meydanları doldurmuştur. Neredeyse bütün dünyada Kobane direnişiyle bütünleşmek adına eylemlilikler gerçekleşmiştir.

İşte bu topyekun direnişin bir parçası da Kobane sınırında binlerce insanla gerçekleştirilen “yaşam nöbetleri” dir. Geçtiğimiz günlerde binler HDP nin çağrısıyla Kobane direnişiyle bütünleşmek ve AKP’nin sınır hattı üzerinden IŞİD’e yaptığı yardımları durdurmak için Suruç’a akın etmiştir. Kürt gençlerde bu çağrıya uyarak Türkiye’nin farklı yerlerinden yola çıkmıştır.

Kobane direnişiyle bütünleşmek ve AKP’nin çetelere yaptığı sevkiyatı engellemek için Kobane sınırında gerçekleştirilen “yaşam nöbeti” eylemlilikleri biz sosyalist gençlere birçok gerçeği daha yakından görme, kavrama, tanıklık etme ve bilince çıkartma olanağı sağlamıştır.

İlk olarak görülmüştür ki AKP hükümeti IŞİD çeteleri ile tam bir işbirliği içerisindedir. Halk defalarca kez IŞİD çetecilerinin ellerini kollarını sallayarak sınırdan geçtiğine tanık olmuştur.

KÜRDİSTAN HALKI KENDİ GÖZÜ İLE GÖRMÜŞTÜR Kİ TÜRK DEVLETİ  PEŞMERGEYİ KOBENE'YE SOKMAMAK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPMAKTADIR.

Yine IŞİD’in hakim olduğu köylere sınırdan bir çok kez sevkiyat gerçekleştirildiği herkes tarafından bilinmektedir. Ayrıca “yaşam nöbeti” sırasında bizler tarafından da görülmüştür ki TSK işaret fişeklerini kullanarak YPG ve YPJ savaşçılarının yerlerini IŞİD çetecilerine bildirmekte, yer yer Kobane tarafına taciz atışları gerçekleştirmektedir.

Ancak bizler tarafından görülen bir gerçek daha var ki o da şudur: Başta Suruç’ta yaşayan halk olmak üzere bütün Kürt halkı Kobane direnişine kilitlenmiştir. Adeta herkesin varı yoğu Kobane ve Kobane direnişi olmuştur.

Bunun en açık örneği her gün Suruç üzerinden Kobane’ye geçen kadın ve erkek yüzlerce Kürt gencidir. “Yaşam Nöbeti” eyleminin gerçekleştiği sıralarda dahi onlarca genç özgürlük direnişine omuz vermek için YPG ve YPJ saflarına katılmışlardır.

Yine Kobane sınırındaki bütün köylerin kapısı IŞİD çetelerinin saldırılarından kaçan Kobanelilere açılmıştır. Yüzlerce Kobaneli bu köylerde misafir edilmektedir. Suruç Belediyesi’nin tek gündemi Kobane ve Kobaneli’lere yapılacak olan yardımlardır. Kobane direnişiyle öylesine tek yürek olunmuştur ki IŞİD çetelerinin sınıra yaptığı saldırılara rağmen “yaşam nöbetleri” en ufak bir kararsızlık yaşanmadan sürdürülmektedir. Ve herkesin söylediği tek bir ortak nokta vardır. “Kobane düşerse sıra bütün Kürdistan’a gelir.”İşte böylesi bir yaklaşımla Kobane direnişine sahip çıkılmaktadır.

Kürt halkı açısından Kobane direnişi ile tam olarak bütünleşmek ise “Yaşam Nöbeti”nin ikinci gününde gerçekleşmiştir.

 
Tema

KÜRDİSTAN DEVLETİNİN KURULUŞU TEK AMAÇTIR.

Nasil Türkler'in Türkiye'si, Gürcüler'in Gürcistan'i, Ermeniler'in Ermenistan'ı varsa Kürtler'in de Kürdistan'i olmalidir.

BU, BÜTÜN MİLLETLERİN EN DOĞAL HAKKIDIR. 

Eğer tüm Kürdlerin ortak bir bağımsızlık hareketi gelişirse ki, bu şimdi mümkündür,  ABD ve AB devletleri uzun süredir sürdürdükleri Arap - Türk yanlısı politikalarını değiştirmek durumunda kalacaklardır ve böylece ilk Kürdistan devletinin ortaya çıkması sağlanacaktır.
  
Makaleye giriş >>>

Home