ÖZÜR DİLEMELİSİNİZ

      Posted by N.Ferhat Sağnıç on 18/1/2009, 16:20:19 85

       yıllık cumhuriyet tarihi; kan, zulüm, baskı, şiddet, asimilasyon ve soykırımların tarihidir. Yalana, inkara dayalı bu cumhuriyet; “devlette devamlılık esastır” ilkesini soykırımdan zulümden yana hiç şaşmadan bugüne kadar sürdürmüştür.

      Türkiye Cumhuriyeti 1915 Ermeni (Gayrimüslim) katliamının inkarını inatla sürdürmektedir. Osmanlı bakiyesi TC; İT’nin (İttihat ve Terakki) organize ettiği bu katliamı elbette bir gün kabul edecektir. Ama emin olun hiçbir zaman bu soykırımdan dolayı özür dilemeyecektir. Kasr-ı Şirin’le başlayan Lozan’la son halini alan Kürdistan coğrafyasını sömürgeleştirme süreci tamamlanmış, geriye kalan ise bu coğrafyanın gerçek sahiplerini (Ermeni, Keldani, Asuri) soykırıma uğratmak, asimilasyona tabi tutmak, baskı ve şiddetle de kalanları elde tutmaktır.
      El hak bunu çok iyi başardılar. Coğrafyamızda Ermeni, Keldani, Asuri kalmadı. Uzun uzun tarihi bilgiler aktarmak istemiyorum. Çünkü bunlar yazıldı, çizildi, anlatıldı.

      1992 yılından sonra Newroz, Nevruz yapıldı. Fakat 1992’den önce Newroz’dan dolayı ceza alan, sürgün edilen işkence görenlerden özür dilenmedi. Hâlâ Newroz’u içeriğine uygun şekilde kutlayanlar aynı baskı ve zulme uğramaktadırlar.

      2009 yılından önce TRT 1 kanalı yarım saat (30 dakika) Kürdçe yayın yapmaya başladı. Bu kanal rağbet görmedi. Şimdi ise Kanal 8 veya Qenal Heşt adında 24 saat Kürdçe, Arapça ve Farsça yayın yapmaya hazırlanıyor (12 tane Kürd, Kürdistani kanal var. Bu kanal bence rağbet görmez).

      Şimdi soruyorum; hani Kürdçe diye bir dil yoktu? Hani Kürd yoktu?
      Kürdleri, 2009 yılında başka bir ülkeden Kürdistan’a ithal mı edeceksiniz? Yoksa vardı da bugüne kadar inkar mı ettiniz? Eğer Kürdleri ithal etmiyorsanız 85 yıldır Kürdçe konuşana verdiğiniz cezalar için özür dileyin. Kürd oldukları için bok yedirdiklerinizden özür dileyin. Yaktığınız Kürdçe kitaplar için tazminatlar ödeyin.

      “Ben yaptım, ettim; oldu” derseniz (ki böyle diyeceksiniz) bu olmaz. “Kürdçe yoktur”, “Kürd yoktur”,“Kürdçe Türkçe’nin bozulmuş bir lehçesidir” dediklerinizi unutmadık. Anne-oğul, baba-oğul Türkçe konuşmaya zorladığınız anne ve babadan; cezaevinde annesi Türkçe bilmediği için sadece annesiyle bakışan, annesinin akıttığı gözyaşları ile anlaşan o oğuldan özür dilemeniz gerekir. Yoksa annenin akıttığı her damla göz yaşı bir ok olarak TC’nin bağrına saplanacaktır.
      12 Eylülde Sirkeci’ deki 2. şubede babamla Kürdçe konuşmamı yasakladığınız için, babama, annemin sağlık durumunu soramadığım için, benden ve babamdan özür dilemelisiniz. Kürdçe konuştuğum için günler boyu bana/bize uyguladığınız işkencelerden dolayı özür dilemelisiniz.

      Yarattığınız mahalle baskısı sonucu 12 Eylülde, kardeşim amcamla bir lokantada telefonda Kürdçe konuştuğu ve bu yüzden lokanta sahibinin engellemesiyle karşılaştığı için de özür dilemelisiniz. Yağını, balını köyden kasabaya satmaya getiren, Türkçe bilmediği için Kürdçe satan köylüden kelime başına aldığınız 5 kuruş için özür dilemelisiniz. Sokakta Kürdçe konuşan köylünün Kürdçe konuştuğu için, karakola alınıp konuştuğu Kürdçe kelime sayısı kadar falakada sopa vurduğunuz Kürd köylüsünden özür dilemelisiniz.

      Bu şiirsel dili yasaklayıp, bu dilin edebiyatının gelişmesini engellediğiniz için özür dilemelisiniz. Devlette devamlılık; katliamda, işkencede, zulümde, asimilasyonda nasıl esas ise, şimdiki devlet yöneticileri, 85 yıldır Kürdçe ye uygulanan yasaktan dolayı özür dilemeli. Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere devletin her kademesi özür dilemeli. Böyle kanal Heşt diye TV’de Kürdçe program yapmanız, Kürd belleğindeki zulmü unutturmaz. Yıllar önce bir makalede “Kürdler iyiliği de kötülüğü de unutmaz. Kürdlerin hafızaları güçlüdür” yazmıştım. Evet, bizim hafızamız güçlüdür. Yaptıklarınızı unutmadık. Onun için yaptığınız tüm kötülüklerden dolayı bizden özür dilemelisiniz.

      Kanal 8 adı bile Kürdlere hakareti içermektedir. “8” rakamı Kürdler açısından hiçbir anlam taşımamaktadır. Sadece ihaneti tescil edilmiş İdris-i Bitlisi’ yi hatırlatır Kürdlere.

      Sonuç olarak sizden özür bekliyorum. Bu erdemli duruşu göstermeniz gerekmektedir. Tarihinizde yaptığınız kötü şeyler için özür dilediğiniz vaki değil.

      Kürdüm, Kürdistanliyim diyen hiçbir Kürd yazar, sanatçı bu kanala destek vermemelidir. Destek verenleri şimdiden gafil ilan ediyorum. Bu kanalda boy göstermemelidir. Çünkü bu kanal dilimize, ulusal değerlerimize asla katkı sunmayacak. Aksine bizi asimle etmenin bir başka aracı olacağı gün gibi aşikardır.

      Kürd diline,Kürd ulusal mücadelesine ancak Kürdlerin kuracağı bir TV hizmet eder.

      Sonuç olarak; TC, 85 yıldır Kürdçenin üzerinde sürdürdüğü inkar ve imha politikasından dolayı Kürdlerden özür dilemelidir. Kürdler ise TC’nin özür dilemesini sağlamak için bir kamuoyu oluşturmalıdır.
       

       

       

 
Me di vê belavokê de çareserîya pirsa kurd û Kurdîstanê danîye ber çavan. Em bang û gazî li kes, sazî, rêxistin, rewşenbîr, tezgeh û tendensên sîyasî, demokrat û humanîst dikin ko piştgirîya banga me bikin.   Berdewam>>>