KURDISTAN HALKINA KARSI VAHSET

EKİM 2010 RAPORU ,   Ekim 2010- İnsan Hakları Raporu

--------------------------------------------------------------------------------
Hükümet, dolayısıyla Devlet vatandaşlarına adeta savaş açmış durumdadır, açın TV’leri gazeteleri bunu görürsünüz. Devlet vatandaşlarını düşman gibi görme huyundan adeta ısrar etmektedir
--------------------------------------------------------------------------------


İstanbul’un Mecidiyeköy İlçesi’nde 24 Ekim 2010’da arkadaşlarıyla birlikte dolaştığı sırada kimlik kontrolü yapan polis ekibiyle tartıştığı gerekçesiyle gözaltına alınarak Kuştepe Polis Karakolu’na götürülen Sezer Çelenk (39), karakolda darp edildiğini ileri sürerek suç duyurusunda bulundu.


Şanlıurfa’nın Halfeti İlçesi’ne bağlı Ömerli Köyü’ne 4 Nisan 2010’da Partiya Karkerên Kurdistan - Kürdistan İşçi Partisi (PKK) lideri Abdullah Öcalan’ın doğum günü dolayısıyla düzenlenen yürüyüşte Abdullah Öcalan’ın posterini taşıdığı gerekçesiyle hakkında dava açılan Abdullah Öcalan’ın yeğeni Dilek Öcalan, 26 Ekim 2010’da Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında “yasadışı örgüt üyesi olmamakla birlikte yasadışı örgüt adına eylem yaptığı” ve “yasadışı örgüt propagandası yaptığı” suçlamalarıyla yedi yıl bir ay hapis cezasına mahkûm edildi

“Koma Ciwaken Kurdistan-Kürdistan Topluluklar Birliği/Türkiye Meclisi (KCK/TM) adlı yasadışı bir yapılanma oluşturdukları ve bu oluşum kapsamında faaliyet yürüttükleri” iddiasıyla 14 Nisan 2009’da başlatılan ve daha sonra 11 Haziran 2009’da, 17 Haziran 2009’da ve 25 Aralık 2009’da devam eden operasyonlar kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan siyasî parti yönetici ve üyelerinin, insan hakları savunucularının, belediye başkanlarının, sendikacıların da aralarında bulunduğu 104’ü tutuklu, 19’u firarî, 152 sanıklı KCK/TM Ana Davası’na 26 Ekim 2010’da Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.
İddianamenin özetinin okunmasının devam edildiği birinci duruşmanın 6. oturumunda mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk durumlarının görüşülmesine yer olmadığına karar vererek duruşmayı 27 Ekim 2010’a erteledi


--------------------------------------------------------------------------------
(10/82) Cezaevlerinde Baskılar…

Koma Ciwaken Kurdistan-Kürdistan Topluluklar Birliği/Türkiye Meclisi (KCK/TM) adlı yasadışı bir yapılanma oluşturdukları ve bu oluşum kapsamında faaliyet yürüttükleri” iddiasıyla 14 Nisan 2009’da başlatılan ve daha sonra 11 Haziran 2009’da, 17 Haziran 2009’da ve 25 Aralık 2009’da devam eden operasyonlar kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan siyasî parti yönetici ve üyelerinin, insan hakları savunucularının, belediye başkanlarının, sendikacıların da aralarında bulunduğu 104’ü tutuklu, 19’u firarî, 152 sanıklı KCK/TM Ana Davası’na 25 Ekim 2010’da Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.
Birinci duruşmanın 5. oturumunda iddianamenin özetinin oturumunun okunmasına devam edildi. Sanık avukatlarından Sedat Yurttaş, müvekkillerinin sabah bir, öğlen iki ve akşam iki saat olmak üzere toplam beş saat bekletme salonlarında tutulduğunu belirterek, bekletilen yerin sağlıksız olduğunu ve bu sorunun giderilmesini istedi. Sedat Yurttaş, müvekkillerinden Muharrem Erbey’in tutulduğu odadaki toz nedeniyle gözlerinde rahatsızlık başladığını, diğer sanıklarında toz nedeniyle boğaz rahatsızlığı şikâyetinde bulunduklarını ifade etti.

İddianamenin özetinin okunmasının devam edildiği duruşmada mahkeme heyeti, bekleme salonu ve araç sıkıntısının Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirilmesine ve sanıkların tutukluluk durumlarının görüşülmesine yer olmadığına karar vererek duruşmayı 26 Ekim 2010’a erteledi


--------------------------------------------------------------------------------
(10/072) Güneydoğu’da Operasyonlar, Saldırılar…

unceli’de 23 Ekim 2010’da Şehit Cemalettin Özdemir Polis Karakolu’na düzenlenen silahlı saldırıda bir polis memuru yaralandı. Saldırının ardından başlatılan operasyonda ise bir militanın öldürüldüğü iddia edildi



--------------------------------------------------------------------------------

(10/071) Hakkâri’de Yargısız İnfaz

Girişimi…Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’ne bağlı Bêsosin (Ortaklar) Köyü’ne 22 Ekim 2010’da “kaçakçıları sakladıkları” gerekçesiyle baskın düzenleyen Ortaklar Jandarma Karakolu’na bağlı askeri ekip ile köylüler arasında çıkan tartışmanın ardından askerlerin rasgele ateş açması sonucu İzzet Demir’in (18) yaralandığı iddia edildi



--------------------------------------------------------------------------------

(10/070) Yahya Menekşe Davası…

Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde 14 Şubat 2008’de, Abdullah Öcalan’ın yakalanarak Türkiye’ye teslim edilmesi nedeniyle düzenlenen protesto gösterisine müdahale eden polis panzerinin altında kalarak yaşamını yitiren Yahya Menekşe’nin (16) öldürülmesi olayı ile ilgili panzerin şoförü olan polis memuru O.Y. hakkında “taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçu nedeniyle altı yıl hapis cezası istemiyle açılan davaya 19 Ekim 2010’da devam edildi.

Cizre Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılamada tanıkların ifadesini alan mahkeme başkanı, dosya hakkında “görevsizlik” kararı verip vermeyeceğine karar verilmek üzere duruşmayı erteledi


--------------------------------------------------------------------------------



(10/069) Bursa’da Polis Memurunun Öldürülmesi Davası…

Bursa’nın Kestel İlçesi’nde 18 Mart 2009’da Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal’ın seçim mitingi öncesinde İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis ekiplerinin yaptığı yol kontrolü sırasında polis memuru İsmail Özmek’i (35) vurduğu iddiasıyla tutuklanan Ender Bulhaz Aktürk’ün yargılanmasına 22 Ekim 2010’da İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.
Savcının esas hakkındaki mütalaasını dinleyen mahkeme heyeti, firari sanıklardan Remziye Durmuş ile Zeynep Gerçeker’in yakalanma müzakeresinin beklenmesine; dosyaya gelen raporların incelenmesine ve mütalaaya karşı sanık avukatlarının savunma hazırlamasına karar vererek duruşmayı 24 Aralık 2010’a erteledi.
Ender Bulhaz Aktürk, olaydan sonra gözaltında tutulduğu Bursa Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde ters askı, falaka, kaba dayak, buza yatırma, tazyikli su gibi işkence yöntemlerine maruz kalmıştı


--------------------------------------------------------------------------------
(10/068) Gaffar Okkan Suikastı Davası…

Diyarbakır’da 24 Ocak 2001’de Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun, düzenlenen bir suikast sonucu öldürülmesi eylemine katıldıkları gerekçesiyle yargılanan Servet Yoldaş, Suat Çetin ve Şener Dönük’ün karar duruşması 22 Ekim 2010’da görüldü.
Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mahkeme heyeti Servet Yoldaş ve Suat Çetin’e müebbet hapis cezası verirken, hakkında yakalama kararı çıkarıldığını duyunca Tekirdağ’ın Malkara İlçesi’ndeki birliğinden firar eden Şener Dönük’ün dosyası ise tekrar görülmek üzere ayrıldı



--------------------------------------------------------------------------------

(10/067) Devam Eden KCK/TM Ana Davası…

Koma Ciwaken Kurdistan-Kürdistan Topluluklar Birliği/Türkiye Meclisi (KCK/TM) adlı “yasadışı bir yapılanma oluşturdukları ve bu oluşum kapsamında faaliyet yürüttükleri” iddiasıyla 14 Nisan 2009’da başlatılan ve daha sonra 11 Haziran 2009’da, 17 Haziran 2009’da ve 25 Aralık 2009’da devam eden operasyonlar kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan siyasî parti yönetici ve üyelerinin, insan hakları savunucularının, belediye başkanlarının, sendikacıların da aralarında bulunduğu 104’ü tutuklu, 19’u firari, 152 sanıklı KCK/TM Ana Davası’na 22 Ekim 2010’da Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.


Birinci duruşmanın 4. oturumunda iddianamenin özetinin oturumunun okunmasına devam edildi. Sanık avukatlarında Meral Beştaş Danış, 12 Kasım 2010’a kadar sanıkların savunmalarını yapamayacaklarını dile getirerek iddianamenin okunmamasını talep etti.
İddianamenin okunmaması talebinin reddine ve sanıkların tutukluluk halinin devam etmesine karar veren mahkeme heyeti duruşmayı 25 Ekim 2010’a erteledi


--------------------------------------------------------------------------------

(10/066) Gaziantep’teki KCK Davası...

KCK/TM adlı yapılanmaya üye oldukları iddiasıyla Adana’da düzenlenen operasyonlar sonucu gözaltına alınan ve tutuklanan 22 kişinin ve tutuksuz yargılanan 25 kişinin yargılanmasına Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 22 Ekim 2010’da başlandı.
Mahkeme heyeti duruşmaya katılan tutuklu 22 sanığın Kürtçe savunma yapmasına izin vermedi ve bu durumu “ifade vermemede direnme” ile “susma hakkını kullanma” olarak değerlendirdi. Tutuklu iki sanığın tahliye edilmesine karar veren mahkeme heyeti duruşmayı erteledi



--------------------------------------------------------------------------------

(10/065) Devam Eden KESK Davası…

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla jandarma ekiplerinin 28 Mayıs 2009’da başlattığı operasyona ilişkin Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) yöneticisi ve üyesi 35 kişinin yargılanmasına 22 Ekim 2010’da İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.

KESK yönetici ve üyelerinin “yasadışı KCK/TM (Kürdistan Demokratik Topluluğu/Türkiye Meclisi)”nin koordinasyonunda oluşturulduğu iddia edilen “Demokratik Emek Konfederasyonu” (KCK/TM-DEK) üyesi oldukları suçlamasıyla açılan davanın 4. duruşmasında mahkeme heyeti, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne gönderilen Demokratik Emek Konfederasyonu ile ilgili yanıt gelmediğini aktararak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazıya en kısa sürede yanıt verilmesi için yazı yazılmasına karar vererek duruşmayı 1 Şubat 2011’e erteledi

--------------------------------------------------------------------------------

(10/064) Yargılanan İHD Yöneticisi…
İzmir’in Bornova İlçesi’nde 2 Nisan 2010’da eve dönmeyen arkadaşlarını merak ederek dışarı çıkan, İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Mesut Tufan, sokakta bulunan sivil polis memurlarınca darp edilerek gözaltına alınmış, İHD yöneticisi olduğunu söyleyen Mesut Tufan, saçlarından tutularak kafası demire vurulmuştu.


Yakalama emri olduğu gerekçesiyle polis ekiplerinin darp ederek gözaltına aldığı 10 kişiden Mesut Tufan’ın da içinde bulunduğu dört kişi, “yanlışlıkla” gözaltına alındıkları belirtilerek 3 Nisan 2010’da serbest bırakılmıştı.
Başına aldığı darbeler nedeniyle gece boyunca kusan ve durumunun kötüleşmesi üzerine hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınan Mesut Tufan’ın sorgulanması sırasında İHD çalışmalarının suçlama olarak yöneltildiği ve raporları kimin hazırladığı, bilgilerin nereden alındığı, kurumun işleyişi ile ilgili sorgulandığı ve Mesut Tufan’ın ajanlık yapmasının istendiği öğrenilmişti.

Darp edilmesi nedeniyle “10 gün iş göremez” raporu alan Mesut Tufan, 14 Ekim 2010’da Işıkkent Polis Karakolu’ndan ifadesinin alınması için çağrıldığını ve kendisini darp eden polis memurlarının kendisi hakkında dava açtığını söyledi



--------------------------------------------------------------------------------

(10/063) Mahkûm Olan Kişi…

Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan Demokratik Toplum Partisi (DTP) Siirt eski İl Başkanı Abdurrahman Tasçı, 2008 yılında yaptığı konuşmada bir konuşmada “Sayın Öcalan” ifadesini kullandığı gerekçesiyle hakkında açılan davanın Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 22 Ekim 2010’da görülen karar duruşmasında “yasadışı örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla Terörle Mücadele Yasası’nın (TMY) 7/2. maddesi uyarınca 5 ay 10 gün hapis cezasına mahkûm edildi. Siirt’te 23 Ekim 2010’da gözaltına alınan Abdurrahman Taşçı aynı gün çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı



--------------------------------------------------------------------------------

(10/062 )Koma Ciwaken Kurdistan-Kürdistan Topluluklar Birliği/Türkiye Meclisi (KCK/TM)...
adlı “yasadışı bir yapılanma oluşturdukları ve bu oluşum kapsamında faaliyet yürüttükleri” iddiasıyla 14 Nisan 2009’da başlatılan ve daha sonra 11 Haziran 2009’da, 17 Haziran 2009’da ve 25 Aralık 2009’da devam eden operasyonlar kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan siyasi parti yönetici ve üyelerinin, insan hakları savunucularının, belediye başkanlarının, sendikacıların da aralarında bulunduğu 103’ü tutuklu 19’u firari 151 sanıklı KCK/TM Ana Davası 18 Ekim 2010’da Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.
Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde KCK/TM Ana Davası nedeniyle 12 Kasım 2010’a kadar başka dava dosyalarına bakmayacak.
Sanık sayısının ve sanıkları savunacak olan avukatların fazlalığı nedeniyle Diyarbakır Adliyesi’nde oluşturulan daha geniş bir özel salonda görülen duruşmaya 103’ü tutuklu 19’u tutuksuz olmak üzere toplam 123 sanık ile 260 sanık avukatı ve duruşma salonunun darlığı nedeniyle sadece 10 gazeteci katıldı.
Duruşmada söz alan sanık avukatlarından Meral Danış Beştaş, 7 bin 578 sayfalık iddianamenin ayrıca 130 bin sayfa ek delil klasörünün bulunduğunu belirtti.
Avukat Mehmet Emin Aktar ise iddianamenin uzunluğu nedeniyle iddianamenin tamamının sanıklara okunmamasını istedi. Cumhuriyet Savcısı, sanık avukatlarının iddianamenin özetinin okunması talebini ise olumlu bularak görüşünü mahkeme heyetine sundu.
Avukat Selçuk Kozağaçlı, iddianamenin hukuki bir evrak olmadığını ileri sürerek, yok kabul edilip savcılığa iade edilmesi gerektiğini savundu.
Tüm sanıklar adına savunma yapacağını belirten Hatip Dicle ise savunmayı Kürtçe yapmak istediğini dile getirdi. Sanıklar ayrıca mahkeme heyetinin kimlik tespiti esnasında duruşma salonunda olup olmadıkları sorusunu “Amade me Ezlivirim (Hazırım, buradayım)” diyerek yanıtladılar.
İddia makamı ise, sanıkların Kürtçe savunma yapma taleplerinin, “savcılık ve sorgu aşamasında Türkçe savunma yaptıkları” gerekçesiyle reddedilmesini mahkeme heyetinden talep etti.
Duruşmanın sonunda herhangi bir tahliye kararı vermeyen mahkeme heyeti, “Kürtçe savunma yapma ve iddianamenin özetinin okunması” taleplerini de karara bağlamak üzere duruşmayı 19 Ekim 2010’a erteledi.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iki yıl boyunca yaptığı telefon ve ortam dinlemesi sonucunda hazırlanan iddianamede, 151 sanık hakkında “devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak”, “yasadışı örgüt üyesi ve yöneticisi olmak”, “yasadışı örgüte yardım ve yataklık etmek” suçlarından 15 yıl ile ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen hapis cezaları isteniyor.
Hakkında yakalama kararı bulunan firari sanıklardan Sabri Ok’un bir numaralı şüpheli olarak yer aldığı iddianamede, kapatılan Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) eşbaşkan yardımcıları da dâhil 28 yöneticisi ve tutuksuz sanık Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in de aralarında bulunduğu 12 belediye başkanı, 2 il genel meclisi başkanı ile 2 belediye meclis üyesi de şüpheliler arasında bulunuyor.
Tutuklu 103 sanık arasında ise Batman Belediye Başkanı Nejdet Atalay, Kayapınar (Diyarbakır) Belediye Başkanı Zülküf Karatekin, Cizre (Şırnak) Belediye Başkanı Aydın Budak, Suruç (Şanlıurfa) Belediye Başkanı Ethem Şahin ve Viranşehir (Şanlıurfa) Belediye Başkanı Leyla Güven, Kızıltepe (Mardin) Belediye Başkanı Ferhan Türk’ün yanı sıra kapatılan DTP’nin eşbaşkan yardımcıları Kamuran Yüksek, Bayram Altun ile Selma Irmak, eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ali Şimşek, İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şubesi Başkanı Muharrem Erbey, kapatılan Demokrasi Partisi’nin (DEP) eski milletvekili Hatip Dicle, eski Dicle Belediye Başkanı Abdullah Akengin, eski Batman Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan, eski Viranşehir Belediye Başkanı Emrullah Cin, eski Ergani Belediye Başkanı Nadir Bingöl, Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi (DİSKİ) Genel Müdürü Yaşar Sarı da yer alıyor


(10/061) İlköğretim Okulunda Şiddet…
Gaziantep’te 18 Ekim 2010’da Şehit Adem Yavuz İlköğretim Okulu öğrencisi D.K.’nin (15), arkadaşıyla kavga ettiği için müdür yardımcısı H.T.O. tarafından başı duvara vurularak dövüldüğü iddia edildi. Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi’nde tedavi olan ve “üç gün iş göremez” raporu alan D.K., “hiçbir şey söylemeden beni dövmeye başladı. Kafamı duvara vurdu. O kadar çok vurdu ki sınıf arkadaşlarım bile ağlamaya başladı” dedi

--------------------------------------------------------------------------------

(10/060) Parti Binasına Saldırı…
İstanbul’un Beyoğlu İlçesi’nde 18 Ekim 2010’da Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) il binasına molotofkokteyliyle düzenlenen saldırı sonucu binada maddi hasar meydana geldi. Saldırıyla ilgili olarak gözaltına alınan Bilgi Üniversitesi öğrencisi olan Ş.M.’nin (20), saldırıyı milliyetçi duyguları nedeniyle yaptığını söylediği ileri sürüldü

--------------------------------------------------------------------------------

(10/059) Zeytinburnu'nda Patlama…
İstanbul’un Zeytinburnu İlçesi’nde 15 Ekim 2010’da bir aracın üzerine yerleştirilmiş ses bombasına E.Y.A.’nın (15) dokunmasıyla birlikte ses bombasının patlaması sonucu, E.Y.A.’nın parmakları kotu
--------------------------------------------------------------------------------
(10/058) Devam Eden Yargısız İnfaz Girişimi Davası…
Aydın’ın Kuşadası İlçesi’nde 13 Nisan 2010’da sivil polis memuru M.Ü.’nün, hakkında yakalama kararı olan Umut Tamaç’ı (28) bir süre kovaladıktan sonra kaçmayı bırakan Umut Tamaç’a yakın mesafeden ateş etmesiyle ilgili davaya 14 Ekim 2010’da başlandı.
Umut Tamaç’ı vurarak ağır yaralayan ve Umut Tamaç’ın bir gözünü kaybetmesine neden olan M.Ü. olayın “boğuşurken olduğunu” iddia etmişti.
Söke Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya “kasten insan öldürmeye teşebbüs etmek”ten, 18 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan, sivil polis memuru M.Ü. ile “görevli polis memuruna mukavemet etmek”ten üç yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Umut Tamaç katıldı.
Duruşmada savunmasını yapan polis memuru M.Ü., Umut Tamaç’ı evrak tebligatı için karakola gitmeye ikna etmek isteğini iddia ederek, “ikna çabalarım karşısında bana bıçak çekti. Ben de uyarı amacıyla beylik tabancamı çekip havaya ateş ettim. Bana küfür etmeyi sürdürdü ve boğazıma sarıldı. Ben de kendimi korumak amacıyla silahın kabzasıyla omzuna vurdum. Bu sırada tabanca ateş aldı ve Umut Tamaç yaralandı” dedi.
Umut Tamaç ise olay günü babasına ait kiralık evden çıkıp yolda yürüdüğü sırada, arkasından gelen tanımadığı bir kişinin kendisini İstanbul’a götürmek istemesine karşı çıktığını belirtti. Polis olduğunu söyleyen bu kişiye kendisini rahatsız etmemesini, savcı ile görüşmeye gittiğini söyleyerek yoluna devam ettiğini belirten Umut Tamaç, “ben yürümeye devam ettim, arkamdan silah sesi duydum. Koşup beni kolumdan tuttu ve başıma sıktı. Sonrasını hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde hastanedeydim. Aramızda anlattığı gibi bir boğuşma olmadı, elimde bıçak da yoktu” diye konuştu.
Polis memuru M.Ü.’nün tutuksuz yargılanmasına ve “duruşmaya gelmeyen tanıkların polis zoruyla getirilmelerine” karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 23 Aralık 2010’a erteledi
--------------------------------------------------------------------------------
(10/057) Zirve Yayınevi Katliamı Davası…
Malatya’daki Zirve Yayınevi’nde 18 Nisan 2007’de, Tilman Ekkehart Geske, Necati Aydın ve Uğur Yüksel’in “misyonerlik yaptıkları” iddiasıyla bıçaklanarak öldürülmesiyle ilgili beşi tutuklu yedi sanığın yargılandığı davanın, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 15 Ekim 2010’da görülen 29. duruşmasında, tanık olarak dinlenen Orhan Kartal, Varol Bülent Aral’la 2008 yılında Adıyaman E Tipi Kapalı Cezaevi’nde aynı koğuşta kaldıklarını ve cinayetlerle ilgili Varol Bülent Aral’ın planlayıcı olduğunu kendisine anlattığını söyledi.
Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele’nin (JİTEM) gayrı resmî elemanı olduğunu ileri süren tanık Erhan Özen, Veli Küçük, Levent Ersöz ve Muzaffer Tekin ile 2004 yılında İstanbul’da bir orduevinde görüştüğünü ve Zirve Yayınevi Katliamı ile Hrant Dink Suikastı’nın aktif hale getirildiğini iddia etti.
Tanıkları dinleyen mahkeme heyeti sanık Varol Bülent Aral’ın tutuklanmasına karar vererek duruşmayı 3 Aralık 2010’a erteledi
--------------------------------------------------------------------------------
(10/56) Şerzan Kurt Davası…
Muğla’, 11 Mayıs 2010’da Muğla Üniversitesi’nde eğitim gören Kürt öğrencilerle ırkçı bir grup arasında sözlü sataşma nedeniyle çıkan kavgaya polis ekiplerinin müdahalesi sırasında, polis memuru Gültekin Şahin’in nöbetçi Terörle Mücadele Şubesi Müdürü Deniz Alemdar’ın talimatıyla açtığı ateş sonucu ağır yaralanan ve tedavi gördüğü Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 19 Mayıs 2010’da yaşamını yitiren Muğla Üniversitesi öğrencisi Şerzan Kurt’un (21) ölümüyle ilgili davaya 15 Ekim 2010’da Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.
Duruşmada söz alan Şerzan Kurt’un ailesinin avukatları, dava dosyasının naklinin Eskişehir’e yapılmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtti. Sanık polis memurunun savunmasını alan mahkeme heyeti, sanık polis memurunun tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 8 Aralık 2010’a erteledi
 

10/56) Şerzan Kurt Davası…
Muğla’, 11 Mayıs 2010’da Muğla Üniversitesi’nde eğitim gören Kürt öğrencilerle ırkçı bir grup arasında sözlü sataşma nedeniyle çıkan kavgaya polis ekiplerinin müdahalesi sırasında, polis memuru Gültekin Şahin’in nöbetçi Terörle Mücadele Şubesi Müdürü Deniz Alemdar’ın talimatıyla açtığı ateş sonucu ağır yaralanan ve tedavi gördüğü Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 19 Mayıs 2010’da yaşamını yitiren Muğla Üniversitesi öğrencisi Şerzan Kurt’un (21) ölümüyle ilgili davaya 15 Ekim 2010’da Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.
Duruşmada söz alan Şerzan Kurt’un ailesinin avukatları, dava dosyasının naklinin Eskişehir’e yapılmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu belirtti. Sanık polis memurunun savunmasını alan mahkeme heyeti, sanık polis memurunun tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 8 Aralık 2010’a erteledi
--------------------------------------------------------------------------------
(10/055) Cizre’de Meydana Gelen Faili Meçhul Cinayetlerle İlgili JİTEM Davası…
Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde 1993–1995 yıllarında, Cizre Jandarma İlçe Komutanı Cemal Temizöz’ün görev yaptığı dönemde işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili olarak açılan, yedi sanıklı Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele (JİTEM) Davası’na 15 Ekim 2010’da Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 19. duruşmayla devam edildi.
Duruşmada Cizre’de 1994 yılında öldürülen Abdullah Efelti ve Ramazan Uykur’un öldürülmesiyle ilgili tanıklar ifade verdi.
Duruşmada ilk olarak Abdullah Efelti’nin öldürülmesi olayıyla ilgili olarak Bostancı Köyü’nde vekil imamlık yapan Süleyman Taşkın tanık olarak dinlendi. Süleyman Taşkın, “Güven Mezrası’na giden yol bizim köyden geçiyor. Olay günü iki adet araç mezraya doğru gitti. Bir süre sonra bu araçlar hızlı bir şekilde geri dönüp köyden ayrıldı. Abdullah Efelti’nin oğlu köye gelip, ‘babamı götürdüler’ dedi. Araçtakileri tanımıyorum. Sadece biri sakallı ve şişmandı. Daha sonra Abdullah Efelti’nin cesedinin Cizre’de bulunduğunu öğrendim” dedi.
Diğer tanık Mehmet Uykur ise, “ben, amcam Ramazan Uykur ve amcamın oğlu İsmet Uykur, tamircinin önündeydik. Beyaz renkli araçla gelen Tamer Atak amcama ‘seni babam çağırıyor’ dedi. Amcam da ‘benim senin babamla işim yok, gelmiyorum’ dedi. Amcam, daha sonra kaldırımda yürüyerek eve doğru gitmeye başladı. Biraz uzaklaştıktan sonra araç amcamın önünü kesti. Araçtan inen Tamer Atak, amcamı zorla götürmeye çalıştı. Tamer Atak, tabancasını amcama doğrulttu. Amcam tabancayı onun elinden almaya çalışırken, silah patladı. Amcam yaralandı. Arabadaki Kökel Atak da Kaleşnikofla amcamı taramaya başladı. Biz oraya gidene kadar bu iki şahıs araca binip gitti. Olaydan sonra çevredeki esnaflar kepenklerini kapatarak kaçtı. Orada kimse kalmadı, uçan kuşlar dahi geçmez oldu” dedi.
Duruşma esnasında sanıklardan Cemal Temizöz’ün tanığa soru sorması üzerine müdahil avukatlardan Bahattin Özdemir, mahkeme heyetine sanıkların tanıklara soru sormasının usule aykırı olduğunu belirtti. Daha sonra sanık Cemal Temizöz’ün, tanık Mehmet Uykur’a “amcanın dağda olan çocuklarının isimleri neydi?” sorusu üzerine Bahattin Özdemir ile sanık avukatları arasında tartışma başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine mahkeme başkanı, Avukat Bahattin Özdemir’den salondan çıkmasını istedi. Avukat Bahattin Özdemir, bunun ancak alınacak bir kararla olabileceğini söylemesi üzerine mahkeme başkanı tutanağa, “Avukat Bahattin Özdemir’in, kendisine söz hakkı verilmediği halde sanık Cemal Temizöz’ün sorularına müdahale ettiği için salondan çıkarılmasına karar verildi” diye yazdırması üzerine Avukat Bahattin Özdemir, duruşma salonundan ayrıldı. Mahkeme heyeti sanıkların tutukluluk hallerinin devam etmesine karar vererek delillerin toplanması için duruşmayı 10 Aralık 2010’a erteledi
--------------------------------------------------------------------------------
(10/054) Cezaevlerinde Baskılar…
Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde kalan Erdinç Akçil, Nusret Gözüpek ve Murteza Dağ’ın 14 Ekim 2010’da ve 15 Ekim 2010’da gardiyanların saldırısına uğradığı mahkûmların verdiği bilgiyle öğrenildi
--------------------------------------------------------------------------------
(10/053) Mahkûm Olan Kişiler…
Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) kapatılmasını protesto etmek amacıyla 16 Aralık 2009’da Diyarbakır’ın Lice İlçesi’nde düzenlenen basın açıklamasına katıldıkları gerekçesiyle haklarında dava açılan dokuz kişinin karar duruşmasının görüldüğü 15 Ekim 2010’da öğrenildi.
Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılamada mahkeme heyeti, “yasadışı örgüt üyesi olmamakla birlikte yasadışı örgüt adına eylem yaptıkları” ve “yasadışı örgüt propagandası yaptıkları” suçlamasıyla dokuz kişiye yedişer yıl birer ay hapis cezası verdi
--------------------------------------------------------------------------------
(10/052) Mardin’de Devam Eden KCK Davası…
Koma Ciwaken Kurdistan-Kürdistan Topluluklar Birliği/Türkiye Meclisi (KCK/TM) adlı yapılanmaya üye oldukları suçlamasıyla Mardin’de 14 Şubat 2010’da düzenlenen operasyonun ardından 16’sı tutuklu 20 sanığın yargılanmasına 15 Ekim 2010’da Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.
“Yasadışı örgüt üyesi oldukları” suçlamasıyla 20 kişinin yargılandığı davanın duruşmasında sanıkların savunmalarını alan mahkeme heyeti, tutuklu yedi kişinin tahliye edilmesine; dokuz kişinin ise tutukluluk hallerinin devam etmesine karar vererek duruşmayı 9 Aralık 2010’a erteledi
--------------------------------------------------------------------------------
(10/051) Abdullah Öcalan’ın Suriye’den Çıkarılışının Yıldönümünde Meydana Gelen Olaylar…
Abdullah Öcalan’ın 9 Ekim 1998’de Suriye’den çıkarılmasını protesto etmek için, Mersin’de ve İstanbul’da 9 Ekim 2010’da düzenlenen gösterilere katıldıkları gerekçesiyle, 12 Ekim 2010’da düzenlenen ev baskınları sonucu Mersin’de gözaltına alınan biri çocuk yedi kişi ile İstanbul’da gözaltına alınan 10 kişiden beşi 15 Ekim 2010’da tutuklandı
--------------------------------------------------------------------------------
(10/050) Güneydoğu’da Operasyonlar, Saldırılar…
Tunceli’nin Ovacık İlçesi’nin kırsal kesiminde 13 Ekim 2010’da çıkan çatışmada iki asker ve bir militan öldü, bir asker de yaralandı

--------------------------------------------------------------------------------

(10/049) Soner Çankal Davası…
Ankara’nın Altındağ İlçesi’nde 19 Kasım 2008’de Soner Çankal’ın polis memuru Vahit Karşılıyan’ın açtığı ateş sonucu yaşamını yitirmesiyle ilgili olayda, tutuksuz yargılanan polis memuru Vahit Karşılıyan’ın “meşru müdafaa sınırının aşılması sonucu adam öldürme” suçundan Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davaya 13 Ekim 2010’da devam edildi.
Duruşmaya sanık polis memuru ile Soner Çankal’ın annesinin avukatları katıldı. Duruşmada söz alan Soner Çankal’ın annesinin avukatı Murat Yılmaz, daha önce Soner Çankal’ın babası Muharrem Çankal’ın avukatlığını yaptıklarını, ancak babanın şikayetinden vazgeçtiğini, bu sebeple Muharrem Çankal adına davaya katılmalarının sona erdiğini bildirdi.
Davaya Soner Çankal’ın annesi Yeter Çankal adına katılacaklarını bildiren Murat Yılmaz, Yeter Çankal’dan vekâlet almak için süre istedi.
Mahkeme heyeti, Yeter Çankal’ın avukatlarına, müvekkillerinden vekâletname almaları için süre tanıyarak duruşmayı erteledi


--------------------------------------------------------------------------------

(10/048) Batman’daki KCK Davası…
Koma Ciwaken Kurdistan-Kürdistan Topluluklar Birliği/Türkiye Meclisi (KCK/TM) adlı yapılanmaya üye oldukları iddiasıyla 24 Aralık 2009’da Batman’da düzenlenen operasyonda gözaltına alındıktan sonra tutuklanan 11 kişinin yargılanmasına Diyarbakır 6. Ağır Ceza mahkemesi’nde 13 Ekim 2010’da devam edildi.
Duruşmada sanıkların savunmalarını alan mahkeme heyeti altı sanığın tahliye edilmesine, beş sanığın ise tutukluluk hallerinin devam etmesine karar vererek duruşmayı erteledi


--------------------------------------------------------------------------------

(10/047) Muş’ta Rastgele Ateş…
Muş’ta 12 Ekim 2010’da trafikte iki sürücü arasında çıkan kavgayı ayırmak için havaya ateş açan polis memuru, evinin balkonunda oturan İrem Koç’u (8) el ve yüzünden yaraladı. Hastaneye kaldırılan İrem Koç’un sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Adliyeye çıkartılan ve adı açıklanmayan polis memuru tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı


--------------------------------------------------------------------------------

(10/046) Mardin’de Faili Meçhul Cinayet Girişimi…
Daha önce de jandarma ekipleri ve geçici köy korucuları tarafından tehdit edilen Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Savur (Mardin) İlçe Örgütü Başkanı İsa Akın, Dertyal (Üçerli) Köyü’nde bulunan evinde, 11 Ekim 2010 gecesi kimliği belirsiz kişilerin silahlı saldırına uğradı. Saldırıdan yara almadan kurtulan İsa Akın, evinin çapraz ateşe tutulduğunu belirterek, evinin duvarlarına çok sayıda kurşun isabet ettiğini; köyde hiç kimseyle husumetinin bulunmadığını fakat bir süredir geçici köy korucuları ve Savur Jandarma Komutanlığı tarafından tehdit edildiğini ifade etti

     

 
Me di vê belavokê de çareserîya pirsa kurd û Kurdîstanê danîye ber çavan. Em bang û gazî li kes, sazî, rêxistin, rewşenbîr, tezgeh û tendensên sîyasî, demokrat û humanîst dikin ko piştgirîya banga me bikin.   Berdewam>>>
Tema

KÜRDİSTAN DEVLETİNİN KURULUŞU TEK AMAÇTIR.

Nasil Türkler'in Türkiye'si, Gürcüler'in Gürcistan'i, Ermeniler'in Ermenistan'ı varsa Kürtler'in de Kürdistan'i olmalidir.

BU, BÜTÜN MİLLETLERİN EN DOĞAL HAKKIDIR. 

Eğer tüm Kürdlerin ortak bir bağımsızlık hareketi gelişirse ki, bu şimdi mümkündür,  ABD ve AB devletleri uzun süredir sürdürdükleri Arap - Türk yanlısı politikalarını değiştirmek durumunda kalacaklardır ve böylece ilk Kürdistan devletinin ortaya çıkması sağlanacaktır.
  
Makaleye giriş >>>