Kurdi    English  France  Türkce  Deutch  Hebru 

Ana Sayfa   -----  Home


Kürdistan için sahne vakti

İbrahim Halil Baran

İbrahim Halil Baran

 

 

General Tukidides (M.Ö. 460-395) politik realizmin kurucusu kabul edilir. O, Peloponez Savaşı’nı anlatırken Sparta’nın savaşa zorlandığını söyler: "Atina yükseliyordu ve savaş, bu yükselişin korkusunu yaşayan Sparta için artık kaçınılmazdı…"

Aslında bu savaş başladığında meselenin içinde ne Atina vardı ne de Sparta. Kurdis (Korinth) ve onun kolonilerinden biri olan Korkira arasındaki küçük çaplı gerginlik, Atina ile Sparta birbirlerinden çekindikleri için karşı taraflara geçince birden büyümüş ve tam otuz yıl sürerek büyük bir yıkımla sonuçlanmıştı.

Neticede Sparta karşısında direnen Atina vebaya ve açlığa mahkûm olduğu için teslim olmuş ve nüfusunun büyük bir bölümünü kaybetmişti. Bugün bile tarih ve siyaset için büyük bir ilham kaynağı olan bu savaşı Sparta kazanmasına rağmen, bu iktidar mücadelesinden zamanla Atina galip çıkmıştır. Daha ilginci, Sparta’yı destekleyen güçlerden biri olan Persler bu savaş sonucunda tüm Akdeniz coğrafyasında nihai galip haline gelmiştir.

Dr. Graham Allison birkaç yıl önce yayınlanan Destined for War: Can America and China Escap Thucydide’s Trap? (Kaçınılmaz Savaş: Amerika ve Çin Tukidides Tuzağından Kaçabilecekler mi?) adlı kitabında meşhur Peloponez Savaşı’ndan yola çıkarak günümüzdeki durumla müthiş bir bağ kurar. Allison, yükselen güç olan Çin ile hâkim güç olan ABD arasındaki hegemonya mücadelesini “Tukidides Tuzağı” kavramının özelinde inceler. Allison’a göre Atina ve Sparta arasındaki durumun bir benzeri bugün ABD ve Çin arasında yaşanmaktadır. Allison kitabında, 1500 yılından başlayarak, günümüze kadar tezinde ortaya koyduğuna benzer on altı durum tespit eder ve bunların on ikisinin savaşla sonuçlandığını belirtir. Fransa ile Avusturya Macaristan İmparatorluğu, Osmanlı ile Avusturya Macaristan İmparatorluğu, Britinya ile Fransa, Amerika ile Britanya ve Amerika ile Sovyetler arasındaki soğuk ve sıcak savaşlar bunlardan birkaçı.

Son süreçte gün yüzüne çıkan çekişmelerle artık yeterince açık olan Amerikan ‘Grand Strategy’si de Çin’in yükselen gücünün çevrelenerek kuşatılması ve engellenmesine dayanıyor. Görünen o ki bu strateji; -üzerinde ayrıca durmamız gereken Box in Policy ile birlikte- Trump’a özel bir brifing veren Dr. Allison’un bu tezi üzerine bina edilmiştir. ABD siyasal aklının, asıl hedef Çin ile mücadelesini nerede ve ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir lider olarak tanımlanan Trump dönemine denk getirmesi ise Madman teorisinin güncel bir hali olarak değerlendirilmelidir. Zira irrasyonel davranışları Trump’ın hanesine yazılırken bu durum aslında sistemin rasyonel olan politikalarını da kamufle etmeye yarıyor. 

Örneğin ABD’nin Güneybatı Kürdistan’ın işgali için Türkiye’ye yeşil ışık yakarken aslında Türkiye’yi Ruslar ile engellediğini ve aynı zamanda Türkleri de belli bir süre için yedeklerine aldıklarını birlikte gördük. ABD’nin İran ile ilişkisinde hiç gereği yokken dönem dönem bir fasıla yarattığını ve ardından kendisinden beklenmeyen bir hamle ile bunu kapattığını gördük. Mesela Brett McGurk ve benzerlerinin de istifasına varan ve Irak’ta ciddi bir boşluk üreten aklın zamanı geldiği anda Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi el Mühendis gibi iki azılı teröristi çok kolay ortadan kaldırabildiğini de gördük. Çünkü temelde ABD, tam da burada Çin dâhil kimsenin üzerinde bir proje geliştiremeyeceği veya kendisinden yararlanamayacağı kadar karışık halde tutmayı hedeflediği alanlar yaratıyor.

Kürdistan, coğrafya olarak ABD’nin Çin’e dair bu stratejisinde hayati önem taşıyan İran’ın dengelemesi ve Bir Kuşak Bir Yol (OBOR - One Belt One Road) projelerinin engellenmesi için stratejik değerde bir konumdadır. Kürdistan’ın jeopolitik yükselişinden kastedilen, bu coğrafik konumun jeostratejik olarak değerinin ortaya konulmasıdır. Milletler yaşamsal politikalarını, diğer uluslarla aralarındaki karşıtlıklar ve ittifaklar arasındaki gerilimler dengesi üzerine kurarlar. Kürtlerin tarih sahnesinde son dönemlerde silik görünmesinin nedeni de bu denge ortamlarını bulamamasından kaynaklanmaktaydı.

Bugün Kürt siyasetçilerinin çoğu ABD-Sovyet arasındaki Soğuk Savaş döneminde kalmışlardır. Yeni kuşak ancak bu yüzyılı ABD-Çin Soğuk Savaşı üzerinden okumaya başladıkça başarılı olabilecektir. Bugün Kürdistan’ı işgal edenlerin ve onlarla artık benzeşmeye başlamış Kürt menşeli siyasetlerin, Kürt meselesini anadilde eğitim, belediye başkanlıkları, güçlendirilmiş yönetimler, kültürel haklar vb. palyatif çözümlere hapsetmesi Kürtlerin bu yüzyılı da kaçırmasına sebep olacaktır. Çünkü dönem “illa statü” dönemidir.

Dünya Ekonomik Forumu’nda Donald Trump-Neçirvan Barzani görüşmesinin de ortaya koyduğu gibi Kürdistan’ın artık ABD’nin Ortadoğu’daki gelecek vadeden en önemli müttefiki olduğu gerçeği artık bir sır değil. Fakat aslında Kürtler, tek bir Tukidides Tuzağı ile değil benzer ölçekli birkaç tuzakla karşı karşıyalar. Zira Kürdistan, işgalcileri olan Türkler, Farslar ve Araplar karşısında “yükselen güç Kürtler” konumundayken ABD-Çin arasındaki gerilimde ise “hâkim güç tarafındaki Kürtler” olarak yer alıyorlar. Bu durum Kürdistan karşısında yeniden diş bilemeye zorlanan Türkler, Farslar, Araplar anlamına geldiği gibi daha büyük manzarada Çin karşısında hâkimiyetini korumaya zorlanan ABD’nin muhtaç olduğu bir güç yaratımının da muhatabı olarak Kürtlerin öne çıkması anlamına da geliyor.

Kürdistanlılar, bu tuzaklar arasındaki gerilimleri dengeleyebildiği, yönetebildiği ve kullanabildiği oranda ve yoğunlukta uluslararası arenaya açılacaklardır.

 


TÜRK İSLAM DEVLETİNİN YENİ TRANSFORMASYONU KÜRT ESİRLİĞİNİ DAHA DA KATMERLEŞTİRİYOR.

Anadolu'nun yerli halklarını yok ederek ortaya çıkarılan TC, ağır çıkmazlar ve baskılar karşısında yeni bir dönüşüm yapma zorunluluğu duyuyor.   Devam:::


Egenekon, cemaat, diyanet, AKP diktatörü Erdoğancı paralel çetelerinin  Kürt düşmanı biçimleridir .


Kemalist hareket ve Sevr


Türk devletinin sonu geliyor


İSTER BEYAZ, İSTER SİYAH, İSTER YEŞİL TC OLSUN. ÖZÜNDE AYNIDIRLAR

Beyaz Türkler Kemalistler, CHP, Yeşil Türkler Erdoğancılar vb, kara Türkler MHP ve İŞİD ve benzerlerinden oluşur. Atışmalarına bakmayın, bunlar birbirleriyle kardeştir. Kürtler bunlarla kardeş değildir.    Devam     >>>


KÜRDİSTAN DEVLETİ KURULMAK ZORUNDADIR!

Yaklaşık 100 yıl önce, Türk ve Araplar için çizilen şimdiki sınırlar yapay ve çağ dışıdır!

Çağın gerisinde kalan şimdiki Ortadoğu haritası, yeni dünya düzenine göre dizayn olmak mecburiyetindedir. Kürtlerin toprakları kendilerine geri verilmediği müddetçe barış mümkün değildir. Devamı ...


 

 

 

Home